2019 YILI BÜTÇESİ, PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU'NDA

Plan ve Bütçe Komisyonunda, Ticaret Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşmeleri başladı.
Bu haber 2018-11-10 15:05:00 eklenmiş ve 169 kez görüntülenmiştir.

Plan ve Bütçe Komisyonunda, Ticaret Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşmeleri başladı. 

 

Komisyon, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. 

 

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "KOBİ düzeyinden başlayıp kurumsallaşma ve küresel marka olma yolunda ilerleyen her seviyedeki ihracatçımıza, bu yıl toplamda 2 milyar 34 milyon lira civarında destek vermeyi öngörüyoruz." dedi. 

 

Pekcan, Bakanlığın 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı sunumda, vefatının 80. yılı nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmet ve minnetle andığını söyledi. 

 

Gümrük ve Ticaret ile Ekonomi bakanlıklarının birleştirilmesiyle iç ve dış ticaretin bir bütün olarak ele alındığını, daha etkili bir model oluşturulduğunu dile getiren Pekcan, dış ticaret ve gümrüklerin tek elden yönetiminin reel politikaların uygulamaya konulmasına ve daha hızlı çözümlere imkan tanıdığını ifade etti. 

 

Küresel ticaret ile ilgili gelişmelere değinen Pekcan, dünyanın önemli coğrafyalarında ekonomik, teknolojik ve sosyal değişimler yaşandığını kaydederek, "Bu dönemde ABD'nin fitilini ateşlediği ticaret savaşları ve korumacı ticari söylemler, İngiltere'nin AB'den ayrılma sürecine ilişkin belirsizlik, sıkılaşan finansal koşulların gelişmekte olan ülke ekonomilerinin kırılganlığını artırması ve jeopolitik gelişmeler ön plana çıkıyor." diye konuştu. 

 

Pekcan, bakanlık olarak bu süreçleri proaktif bir şekilde takip ettiklerini ve tüm muhtemel senaryoları ve bunların etkilerini göz önünde tutarak milli politikalar geliştirdiklerini söyledi. 

 

Türkiye'nin dış ticaretine ilişkin istatistikleri de paylaşan Pekcan, 2016'nın son çeyreğinde artış eğilimine giren ihracatın geçen yıl yüzde 10,1 artışla 157 milyar dolara ulaştığını, ithalatın da yüzde 17,7 artışla 233,8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlattı. 

 

Böylece Türkiye 2017 yılında tarihinin en yüksek ikinci ihracat tutarına ulaştığını kaydeden Pekcan, ihracatın bu yılın ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,9 artışla 166,8 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. 

 

Pekcan, "Dolayısıyla şimdiden 2014 yılındaki tarihi rekor olan 157,6 milyar dolarlık ihracat tutarını geçti. Yıl sonunda ise ihracatımızın 170 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. 

 

Hizmet ticaretine de değinen Pekcan, Türkiye'nin bu alanda son derece rekabetçi bir ülke konumunda bulunduğunu söyledi. 

 

Türkiye'nin bulunduğu bölgede 2016'da yaşanan siyasi ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hizmet gelirlerinin yüzde 19,8 azaldığını hatırlatan Pekcan, "Buna karşın, özellikle turizmde yaşanan olumlu gelişmelerin etkisiyle 2017'de yüzde 16,8'lik artışla hızlı bir toparlanma gerçekleştirdik. 2018'in ilk 8 ayında ise hizmet gelirlerimiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,4 artışla 32,4 milyar dolar oldu." dedi. 

 

İhracata yönelik devlet destekleri hakkında bilgi veren Pekcan, şunları kaydetti: 

 

"Bakanlığımızca, KOBİ düzeyinden başlayıp kurumsallaşma ve küresel marka olma yolunda ilerleyen her seviyedeki ihracatçımıza, bu yıl 2 milyar 34 milyon lira civarında destek vermeyi öngörüyoruz. Bu destekleri, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi, yurt içi ve yurt dışı fuarlar, ticaret ve alım heyetleri, markalaşma ve tasarım gibi Türkiye’nin ihracat potansiyeline direkt katkı sağlayacak olan alanlarda veriyoruz. Kümelenme esasına dayalı olarak geliştirilen UR-GE Projesi kapsamında halen 188 proje destekleniyor. Bu desteklerden 8 bin 232 firma faydalandı. 2018 yılında 6 bin 273 firmamızın 11 bin 770 yurt dışı fuar destek başvurusu sonuçlandırıldı. 

 

Bu yıl 35 uluslararası nitelikteki yurt içi fuarı destek kapsamına aldık ve firmalarımızın bin 108 başvurusuna destek sağladık. 2018 yılında 9 adet genel ticaret heyeti programı ile 10 farklı ülkeye 10 ziyaret, 139 adet sektörel ticaret heyeti programı ile 57 farklı ülkeye 169 ziyaret gerçekleştirdik. Ayrıca, 146 alım heyeti programı ile ülkemize getirdiğimiz 3 bin 900 yabancı firma, kurum, kuruluş temsilcisini 6 bin 550 firmamızla buluşturarak yaklaşık 13 bin 500 iş görüşmesi gerçekleştirdik." 

 

Turquality programını daha etkin hale getirecek kurgular üzerinde çalıştıklarını anlatan Pekcan, bugüne kadar 162 firmanın 173 markasını desteklediklerini bildirdi. Pekcan, destekleri ihracatçıya basit bir dille anlatan kolaydestek.gov.tr sitesini devreye aldıklarını dile getirdi. 

 

İhracatçıların dünyanın her noktasında daha aktif olmalarını sağlamak amacıyla 2018'de bin 487 firmanın bin 705 yetkilisi için onayladıkları pasaport formlarıyla pek çok ülkeye vizesiz seyahatin yolunu açtıklarını belirten Pekcan, toplam 11 bin 260 ihracatçı firmanın toplam 14 bin 406 yetkilisi için hususi pasaport alma hakkına sahip olduğunu ifade etti. 

 

Pekcan, dünya genelinde, 2007-2017 yılları arasındaki dönemde toplam ticaret politikası önlemlerinin yaklaşık yüzde 70 arttığının altını çizerek, bu önlemlerin son yıllarda haksız rekabet yaratmayan ithalata karşı da uygulandığını ifade etti. 

 

Son dönemde uluslararası ticarette artan korumacı politikalar nedeniyle 2017'de 893 milyon dolar olan bir ticaret politikası önlemine tabi ihracatın bu yılın dokuz ayında yaklaşık 5,6 milyar dolara yükseldiğini bildiren Pekcan, bu tutarın 3,6 milyar dolarlık kısmını AB tarafından tüm dünyadan yapılan çelik ithalatına karşı başlatılan önlemin oluşturduğunu söyledi. 

 

Ayrıca, ABD'nin Section 232 önlemleri kapsamında ilave vergi getirdiği çelik ve alüminyum ürünlerinde 2017 yılında 1,1 milyar, 2018 yılı ilk 9 ayında ise 792 milyon dolarlık ihracat bulunduğunu kaydeden Pekcan, söz konusu ihracatımızın etkilenmemesi için ABD nezdinde derhal girişimlerde bulunduklarını anımsattı. 

 

ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatında Section 232 önlemleri kapsamında başlattığı haksız vergileri 15 Ağustos'ta Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bünyesine taşıyarak dava konusu yaptıklarını kaydeden Pekcan, "ABD ile süreç içinde önlemlerin kaldırılmasına yönelik olumlu bir sonuca ulaşılamamış olması nedeniyle, 29 Ekim 2018 tarihli Anlaşmazlıkların Halli Organı (AHO) toplantısında panel kurulması talebinde bulunduk. DTÖ usulleri çerçevesinde panelin bu ay gerçekleştirilecek AHO toplantısında kurulmasını bekliyoruz." diye konuştu. 

 

Pekcan, ABD'nin çelik petrol borularındaki telafi edici vergi uygulamasına karşı açılan davada ara kararın Türkiye'nin lehine çıktığını, nihai kararı da yakın zaman içinde beklediklerini söyledi. 

 

Ticaret Bakanlığının, 2019 yılı bütçesinin toplam 5 milyar 693 milyon 573 bin lira olduğunu bildiren Pekcan, bu tutarın 3 milyar 778 milyon 161 bin lirasının ihracatçı ve ticaret erbabının desteklenmesi ile ilgili giderlere tahsis edildiğinin altını çizdi. 

 

Bakanlığının bütçesine ilişkin sunumunda, gümrüklerde bir devrim gerçekleştirdiklerini belirten Pekcan, değişen ticaret şartlarını da göz önüne alarak, idari ve fiziki yapıyı yenilemeye ve gümrük kapılarını modernize edecek yatırımlara devam ettiklerini söyledi. 

 

Pekcan, Karkamış Gümrük Kapısı inşaat çalışmalarının bu yıl içinde tamamlandığını, Öncüpınar ve Çobanbey Gümrük Kapıları yapım çalışmalarının devam ettiğini dile getirerek, "Afrin'e açılan Zeytin Dalı Gümrük Kapısını da 8 Kasım 2018 tarihi itibarıyla faaliyete geçirdik." ifadesini kullandı. 

 

Gümrük kapılarını tek durak sistemine uyumlu hale getirilerek, gümrük işlemlerinin hızlı bir şekilde yapılması ve kaçakçılıkla etkin mücadele edilmesi amaçlarıyla, Sarp, İpsala ve Hamzabeyli gümrük kapılarının yeniden inşa çalışmalarını, Kapıkule ve Habur gümrük kapılarında ise ilave yatırım çalışmalarını başlattıklarını belirten Pekcan, "Bu kapsamda inşaat çalışmaları, Kapıköy ve Sarp gümrük kapılarında 2018, Hamzabeyli Gümrük Kapısında 2019, İpsala Gümrük Kapısında 2020 yılında tamamlanacak. Habur ve Kapıkule gümrük kapılarında yapılacak yatırımlar ise 2019 yılı içerisinde bitirilecek. Gürbulak, Pazarkule ve Türkgözü gümrük kapılarının modernize edilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor." diye konuştu. 

 

Pekcan, ticaret erbabının ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak 2018 yılında Kırşehir ve Osmaniye Gümrük Müdürlüklerinin yanı sıra İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğünü faaliyete geçirdiklerini, böylece Türkiye genelinde gümrük müdürlüklerinin sayısının 162'ye ulaştığını vurguladı. 

 

Tek Pencere Sistemi ile dış ticarete konu eşya için gerekli tüm bilgi ve belgelerin artık tek bir başvuru noktasında sunulduğuna işaret eden Pekcan, şöyle devam etti: 

 

"Halihazırda 17 kurum tarafından düzenlenen 124 belge, Tek Pencere Sistemine alınmış olup ithalatta 39, ihracatta 18 belgenin sisteme alınması çalışmaları devam etmektedir. Konteyner ve Liman Takip Sistemi limanlarımızı her an, etkin bir şekilde izleyerek gümrük denetimlerimizin etkinliğini artırma imkanı sağladı. Sistem konteyner elleçleyen 20 liman işletmesinde başlatılmış olup Alsancak ve Haydarpaşa Liman İşletmelerinde de çalışmalar devam etmektedir. Deniz yolu taşımacılığında bildirimlerin tek bir veri tabanından sisteme girilmesi yoluyla işlemlerin hızlandırılmasını sağlayan Liman Tek Pencere Sistemini hayata geçirdik. Çevre ve Şehircilik ile İçişleri Bakanlığının sisteme alınması çalışmaları devam etmektedir. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü ile ülkemiz genelinde gerekli yeterlilikleri yerine getiren firmalarımıza daha hızlı eşya teslimi sağlayan, gümrük işlem sürelerini kısaltan ve maliyetlerini azaltan bir dış ticaret ortamı sunduk. Bugün toplam ihracatımızın yüzde 29,5'i, toplam ithalatımızın ise yüzde 37,1'i 380 Yetkilendirilmiş Yükümlü firmamızca gerçekleştiriliyor. Hali hazırda belgelendirme süreci devam eden 80 civarında firma bulunmaktadır." 

 

Bakan Pekcan, dünya ticaretinde korumacı eğilimlerin arttığı dönemlerde ihracatçılara sürdürülebilir finansman imkanları sunan Eximbank gibi kuruluşların öneminin daha da arttığına dikkati çekerek, Eximbank'ın, bugün her 100 dolarlık ihracatın 25 dolarını finanse ettiğini söyledi. 

 

Bankanın, Ağustos 2018 itibarıyla bankacılık sektörü tarafından verilen ihracat kredilerinin yüzde 48'ini tek başına sağladığını ifade eden Pekcan, şöyle konuştu: 

 

"2018 Ocak–Eylül döneminde 18,3 milyar doları kredi, 12,2 milyar doları ihracat kredi sigortası desteği olmak üzere toplam desteğini 30,5 milyar dolara yükseltti. 2018 yılı sonunda bir önceki yıla göre toplam finansman desteği yüzde 12 oranında artarak 44 milyar dolara ulaşacak. Eximbank, 2019 yılı için ise yüzde 10 artışla 48,4 milyar dolarlık nakdi kredi ve ihracat kredi sigortası desteği sunmayı hedefliyor. Böylece, 2019 yılında ihracatın yüzde 27'si düzeyinde toplam finansman desteği sağlanması planlanıyor. Eylül 2018 sonu itibarıyla Bankanın kredi programlarından yararlanan ihracatçı sayısı yıllık bazda yüzde 13 artarak 9 bine, sigorta desteğinden faydalanan ihracatçı sayısı ise yüzde 11 artarak 3 bin 17'ye yükselmiştir. Toplam müşteri sayısı ise 31 Ekim itibarıyla yıllık yüzde 14 artarak 10 bin 642'ye ulaşmış olup, bu firmaların yüzde 68'i KOBİ'dir. Müşteri sayısının yıl sonunda 11 bin, 2019'da ise 12 bin 320'ye ulaşması bekleniyor." 

 

Pekcan, serbest bölgelerde ocak-eylül döneminde 527'si yabancı, bin 395'i yerli olmak üzere toplam bin 922 firmanın faaliyette bulunduğunu, toplam ticaret hacminin 15,9 milyar dolara, istihdamın ise 67 bin 937'ye ulaştığını belirterek, " Hedefimiz, özel ihtisas serbest bölgeleri kurmak ve bu bölgelerde yazılım, bilişim, yüksek teknoloji ve katma değeri yüksek ihracatı teşvik etmektir." dedi. 

 

Müteahhitlerin, 1972 yılından 2018 yılı eylül ayı sonuna kadar yurt dışında 121 farklı ülkede 370 milyar dolar tutarında 9 bin 400'den fazla proje üstlendiklerinin altını çizen Pekcan, Türkiye'nin dünyada uluslararası müteahhitlik gelirlerinden en fazla gelir elde eden 8'inci ülke konumunda olduğunu, firma sayısına göre de ikinci sırada yer aldığını bildirdi. 

 

Pekcan, ulusal menfaatler doğrultusunda, ticaret diplomasisi araçlarını ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesi amacıyla etkin ve verimli olarak kullandıklarını ifade ederek, bu kapsamda, 2018 yılında Gine Bissau ve Zimbabve ile Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması, Afrika Birliği ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu ile de Ticaret ve Yatırım İşbirliği Anlaşmaları imzaladıklarını, "Karma Ekonomik Komisyon (KEK)" ve "Ekonomik ve Ticaret Ortaklık Komitesi (JETCO)" mekanizmalarını etkin bir şekilde kullanarak 16 ülke ile bir araya geldiklerini, bakan seviyesinde ikili ekonomik ve ticari ilişkileri ele aldıkları 92 adet görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti. 

 

Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin AB ile ticari ilişkilerde en önemli gündem maddesini oluşturduğuna dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti: 

 

"Yadsınamaz faydalarına rağmen, ülkemizi tam üyeliğe taşıyacak geçici bir düzenleme olarak görülen Gümrük Birliği'nin, Türkiye ve dünya ekonomisinde yaşanan büyük dönüşüm karşısında gözden geçirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Süreç kapsamında, Gümrük Birliği'nde karşılaşılan yapısal sorunların ele alınması ve AB ile tarım, kamu alımları, e-ticaret ve hizmetler alanlarında karşılıklı pazar açılımları sağlanmasını amaçlıyoruz. Müzakerelere hazırlık amacıyla gerekli çalışmaları Bakanlığımız koordinasyonunda yürütüyoruz. Resmi müzakereleri, Avrupa Komisyonunun, Konseyden yetki almasını müteakip başlatmayı öngörüyoruz." 

 

Pekcan, Katar ile Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşmasını yıl sonunda imzalamayı öngördüklerini dile getirerek, Ukrayna, Japonya, Tayland ve Endonezya gibi ülkeler ile müzakerelerin ise devam ettiğini vurguladı. Pekcan, AB'den ayrılma sürecinde olan İngiltere ile de kısa vadede mevcut pazara giriş avantajlarının korunmasına, orta-uzun vadede ise geniş ve kapsamlı bir STA akdedilmesine yönelik görüşmeler yaptıklarını söyledi. 

 

İhracatımızı artırmak amacına yönelik olarak, belirli ürünlerde karşılıklı tarife indirimine gidecekleri tercihli ticaret anlaşması (TTA) müzakerelerini de sürdürdüklerini ifade eden Pekcan, "Bu kapsamda, 2018 yılında devam ettiğimiz Özbekistan, Azerbaycan, Moritanya ve Mozambik ile TTA imzalanması yönündeki çalışmalarımıza 2019 yılında hız vereceğiz. Yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, İran ile de mevcut TTA'nın genişletilmesi hedefine yönelik temaslarımız 2019 yılında da devam edecektir. Irak ve Gürcistan ile yeni hudut kapılarının açılmasına yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

 

Pekcan, yerli üreticilerin ithalata karşı rekabet imkanlarını desteklemek üzere, 2011 yılından itibaren İlave Gümrük Vergisi (İGV) uygulanmaya başlandığına dikkati çekerek, bu kapsamda, çeşitli ürün gruplarında 23 kararla yüzde 5-50 arasında değişen oranlarda İGV getirildiğini bildirdi. 

 

Bu yıl içinde toplam 14 sanayi girdisinde tarife kontenjanı açıldığını belirten Pekcan, üretimde kullanılan özel nitelikli girdilerle birlikte sanayiciye 100 milyon dolar tutarında gümrük vergisi avantajı sağlandığını vurguladı. 

 

 

 

meclishaber.tbmm.gov.tr

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KONGRE-SEMPOZYUM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Puan Durumu
Sağlık Haber Portalı
© Copyright 2018 saglikhaberportali. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
RESMİ SAĞLIK KURUMLARI
Sağlıkta Buluşma Noktası
MHRS
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı
personel.saglik.gov.tr
E-sağlık
Aile Hekimliği
DEVLET KURUMLARI
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
TBMM
Adalet Bakanlığı
E-Devlet
Anayasa Mahkemesi
GAZETELER
Hürriyet Gazetesi
Sabah Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
FAYDALI LİNKLER
Mecburi Hizmet
Avrupa Gazeteciler Derneği
Uz.Dr.Erdinç Nayır
Medimagazin
drtus.com
SGK Provizyon Sorgulama
E-Bordro
Aile Hekimliği Personeli Maaş Bordrosu
Türk Tabipler Birliği
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu(AHEF)
Asistan Hekim
Türkiye Hematoloji Derneği
EĞİTİM
ÖSYM
Uzaktan Eğitim
Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi
AÖF
Eğitim Portalı
MEVZUAT
E-Mevzuat
Resmi Gazete
Sağlık Mevzuatı
SAĞLIK ÇALIŞANLARI SENDİKALARI
Sağlık Sen
Türk Sağlık Sen
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası-SES
Free Global Counter