ÜLKEM, SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİM

Ülkemiz, yeryüzünün en önemli, güzel ve aynı zamanda sorunlu bir coğrafyasında yer almaktadır.
Bu haber 2019-11-10 22:09:17 eklenmiş ve 124 kez görüntülenmiştir.

Türklerin Anadolu'ya geldiği tarihten bu yana sayısız savaşlar ve zorluklar

yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Ülkemiz ve coğrafyamız için, dış tehditler bitmedi

ve bitmeyecek de. Çünkü birçok emperyal devlet, buranın güzelliklerini ve zenginliklerini elde

etmek istemektedir. Bu nedenle bugüne kadar büyük bedeller ödenerek gelinen bu noktada

keyfilik, tedbirsizlik ve tembellik yapma lüksü yoktur. Alınacak her türlü kararda, yapılacak iş

ve işlemde bunları göz önüne almak bir zorunluluktur. Her daim uyanık ve aynı zamanda bir

ve beraber olmak zorundayız. Bunun için de toplumsal huzur ve barışımız sağlam olmalıdır.

Aksi halde önemli sorunların karşımıza çıkacağını unutmamalıyız.

Nitekim yapılmış ve yapılmaya devam eden hatalar nedeniyle, en yüce varlık olan insanlarımız

canlarına kıymakta ve türlü sorunlar yaşamaktadırlar. Sorunlardan bazılarını sıralamak ve

kendimce çözüm önerilerimi bilgilerinize sunmak istiyorum.

Ülkemde yokluk, gelir dağılımı uçurumu, baskı ve farklı nedenlerle ne yazık ki intihar

edebilecek kadar çaresizlik içinde olanların varlığı hepimiz için çok acı veren bir durumdur.

Kimi işletmeler ekonomik sıkıntılara karşı korunurken, kimi işletmelerin batmalarına adeta göz

yumulmakta ve bu durum, istihdam alanında daralmalara ve ekonomik buhranları

derinleştirebilecek gibi görünmektedir.

Kamuda ise, özel sınıflar oluşturularak son yıllarda yüksek maaşlar furyasına başlandı. Bu

kişilerin hangi alanda uzman olduğu bilinmemekle birlikte (her kurumda uzman vb unvanlar)

bu ünvan ile yüksek maaşlar verilmektedir.

Bu durum kurumların içerisinde önemli rahatsızlık ve huzursuzluğa yol açmakta ve devletin

adalet anlayışına olan güvenini zedelemekle kalmayıp, korkarım ki sosyal patlamalara yol

açabilecek gibi görünmektedir. Abdurrahman Dilipak "Devlet'miş!" yazısında önemli

tespitlerde bulunarak "...devlet meşruiyetini kaybeder ve milletin başına bela olursa, o milletin

düşmana ve başka belaya ihtiyacı yoktur..." Diye belirtmektedir.

İşsizliğin resmi rakamlara göre bile yaklaşık%15 lere varması işsizliğin ciddi sorunlara yol

açacağı düşünülmektedir. Akaryakıt, elektrik, doğalgaz başta olmak üzere hemen her ürüne

yapılan zamlar, buna karşın çalışanlara yapılan ücret artışlarının düşüklüğü, asgari ücretle

çalışanların yaşam mücadeleleri giderek önemli sorunlara yol açacağı, İstanbul ve Antalya'da

ki iki ailenin siyanürle intihar etmeleri, ilk belirtiler gibi görünmektedir.

Cihan Aktaş şöyle demektedir: "Fatih’te yoksunluk yüzünden intihar eden dört kardeşin içine

düştüğünden daha ağır bir yalnızlık düşünülebilir mi?

Rezidans yalıtımı,beton sağırlığı,soğuk bürokrasi ve kibirli öğütler...Gururlu yoksunlar için

insanlık, komşuluk, akrabalık nasıl da boş kelimelere dönüşebiliyor!"

Milletin derdi ile dertlenmesi gereken; siyasetçi, bürokrat, vali, kaymakam, belediye başkanları

ve ilgili STK'ların dikkatine önemle arz ederim. Zira her seçilmiş ve atanmışın asli görevi,

ülkesine ve vatandaşa hizmetkâr olmasıdır. Görkemli makam odaları, lüks araçlar, israf

düzeyindeki harcamalar, topluma tepeden bakmalar, ciddi bir sorun haline gelmektedir.

Liyakat, ehliyet ve adalet kavramlarını her yazımda ısrarla vurgulamaya çalışıyorum. Zira 14.

Yüz yılda yaşamış İbn-i Haldun dâhil birçok bilim insanı, ülkelerin kurtuluş reçetesi olarak bu 

kavramları kullanmaktadır. Ne yazık ki her biri Kaf Dağının arkasında olan kimi yöneticilere

ulaşıp derdini aktarmak ve insan muamelesi görmek, neredeyse imkânsız bir hal almıştır. Tüm

sorunlar için yönetim yerine "Yönetişim" kavramı ile ve ayrıca hizmet verilen kesime "açık

kapı" sistemi ile Kaf Dağının da ortadan kalkacağını önemle belirtmek isterim. Her memur,

işçi, vatandaş sorunu ile ilgili, her kademedeki yöneticiye rahatlıkla ulaşabilmelidir.

Unutulmamalıdır ki üst düzey yöneticilere ulaşma isteği, keyfi değil çözüm üretilmeme

nedeniyle olduğu, yani alt kademedekilerin sorununa risk alarak çözüm getiremediğindendir.

Kamu ve vatandaş yararına, risk almanın da bilinci ve güveni verilmesi halinde, üst düzey

kapıları aşındırmaya ihtiyaç da kalmayacaktır.

Ülke ve millet yararına iş yapma isteği ve çabası olan kimi yönetici, çalışan ve STK'lara türlü

zorluklar çıkarılmaktadır. Bu durum ülke adına sürdürülebilir değildir. Başarılı ve görev aşkıyla

görevini sürdüren kimi yöneticiler (arkaları olmadığı veya eski köye yeni adet getirdiği için)

görevinden alınmakta ne yazık ki yerlerine nitelik olarak çok daha düşük yöneticiler

atanmaktadır. Bu durum; kamuda, belediyelerde ve hemen her kurumda sıradanlaşmaya

başlanan konular haline gelmiş durumdadır.. Örneğin tarihçi Murat Bardakçı'nın yazısına konu

olan "İstanbul’un en başarılı kütüphane müdürünü görevinden alıp Mezarlıklar Müdürlüğü’ne

“bilgisayarcı” yaptılar!” Diye üzülerek belirtmektedir. Bu kararın İstanbul Büyükşehir

Belediyesi’nce alınan kararlardan olduğu da aynı yazıda belirtilmektedir. Kuşkusuz bu ve

benzeri örneklere hemen her kurum ve belediyelerde ne yazık ki rastlanmaktadır. Bu durum,

devlet ve millet için önemli sorunlara yol açmakta olduğunu hemen her ortamda şahit

olabilmekteyiz. MEB'de, Tarım ve Orman Bakanlığı'nda, Sağlık Bakanlığı'nda ve daha nice

kurumda "Müşavir, uzman, araştırmacı" adı altında tecrübelerinden faydalanılamayan çok

sayıda deneyimli yöneticilerin varlığı büyük bir israftır.. En önemli israf bilinmelidir ki "insan

İsrafı”dır.

Kimi yöneticiler de atandığı kurumu adeta ebediyen sadece kendisi için bir hakmışçasına

görebilmektedir. Haklı bir nedenle bile görevden alındığında devlete ve millete düşman

olabilmektedirler. Tüm bu sorunların ortadan kalkması için tedbirlerin alınması, atama ve

yükselme ile görevden alınma kriterlerin ölçülebilir, anlaşılabilir, somut temellere dayanması

gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen ve belirtilemeyen sorunların çözümüne yönelik bazı çözüm önerilerimi

bilgilerinize sunmak isterim.

1. Tüm atamalar, liyakat, ehliyet ve adalet ilkeleri doğrultusunda yapılmalıdır. Torpil ve

kayırmacılık ortadan kaldırılmalıdır. Her iktidar, bakan veya belediye değişiminde genel müdür

ve üstü hariç, yöneticiler ve çalışanlar ile somut ve haklı bir neden olmadan görevden

alınmamalıdır. Alınma gerekçeleri açık ve somut delillere dayandırılmalıdır. İşinin ehli olup,

gerçekten görevini hakkıyla yapanlar devam edebilmelidir.

2. Kamu başta olmak üzere her türlü israf önlenmeli, tüketim azaltılmalı, üretim teşvik

edilmelidir.

3. Gelir dağılımı- maaş uçurumuna acilen kısa, orta ve uzun vade planları yapılmalı ve gerekli

önlemler alınmalıdır. Aksi halde bu durum ciddi sorunlara yol açabilecektir.

4. Şehrinde, kurumunda, işletmesinde insanlık dışı kötü muamele, açlık ve zorunlu ihtiyaç

sorunları, imkânsızlıklardan intihar, barınma sorunu vb. Sorunların acilen giderilmesi.

Sorunlardan habersiz, duyarsız ve bu sorunlara neden olan ilgili ve yöneticilere ceza, farkında

olup çözüm üretenlere de ödül sistemi konmalı ve torpile izin vermeksizin uygulanmalıdır.

"Benim adam" basiretsizliğinden vazgeçilmelidir.

5. Adalete olan güvenin üst düzeylere çıkması için her türlü çalışma desteklenmeli ve bu yönde

tedbirler alınmalıdır. Hak arama isteklerinin önünde hiçbir engel olmamalı, kısa sürede ve

hakkaniyetle sonuçlandırılmalıdır. Daha açık söylenmesi gerekirse "güçsüz haklı, güçlü

haksızdan" hakkını alabilmelidir.

6. Ülke çapında, siyasi, etnik, dinsel(mezhepsel vb) temelli ayrımcılık dili yerine "Birlik ve

beraberlik" dili kullanılmalı ve sağlanmalıdır. Birlik ve beraberliği zedeleyecek ayrımcı tutum,

davranış ve sözler söyleyene cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

7. Dürüstlük, ahlâk, erdem, sevgi, saygı, adalet gibi toplumu var eden kavramlar; aile, okul,

çalışma ve toplumsal hayatın her alanında olacak şekilde tedbirler alınmalıdır.

8. Emekçi, esnaf ve sanayici başta olmak üzere vergilerde adil olunmalı, insanları üretim için

yatırım yaptığına pişman etmemelidir. Vergilerde kaçaklar önlenmeli. Yapılan düzenleme ve

yaptırımlar yasal olmayan yollara yönelmeye teşvik edecek boyuta getirilmemelidir.

9. Hiçbir işveren/ işveren vekili, yönetici ve çalışan bir başka çalışana kötü muamele yapma

hakkına sahip değildir. Bu, ulusal ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası yasalarda suç olup

kişilerin ego tatmini dışında hiç bir fayda da sağlamayacaktır. Bu tür hastalıklı kişilere kesin ve

caydırıcı yaptırımlar getirilmesi, tedaviye alınması ülkenin huzurlu ve güvenli çalışma hayatı

için bir zorunluluktur.

Bu yazı ile ülkeme ve milletime olan sevdam nedeniyle, içinde bulunduğum iş ve koşullarda

yaptığım tespitler ışığında uyarı görevimi yapmak amaçlı olup, siyasi ya da politik bir

hesabımın olmadığını özellikle belirtmek isterim. Saygılarımla.

İsmail Akgün

Mobbing Eğitim Yardım Araştırma Derneği (MEYAD)

Genel Başkanı, Eğitimci, Yazar, Mobbing Bilirkişisi

 

 

HABER : ADNAN FİŞENK

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer EĞİTİM haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Puan Durumu

Sağlık Haber Portalı
© Copyright 2019 saglikhaberportali. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
RESMİ SAĞLIK KURUMLARI
Sağlıkta Buluşma Noktası
MHRS
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı
personel.saglik.gov.tr
E-sağlık
Aile Hekimliği
DEVLET KURUMLARI
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
TBMM
Adalet Bakanlığı
E-Devlet
Anayasa Mahkemesi
GAZETELER
Hürriyet Gazetesi
Sabah Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
FAYDALI LİNKLER
Mecburi Hizmet
Avrupa Gazeteciler Derneği
Uz.Dr.Erdinç Nayır
Medimagazin
drtus.com
SGK Provizyon Sorgulama
E-Bordro
Aile Hekimliği Personeli Maaş Bordrosu
Türk Tabipler Birliği
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu(AHEF)
Asistan Hekim
Türkiye Hematoloji Derneği
EĞİTİM
ÖSYM
Uzaktan Eğitim
Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi
AÖF
Eğitim Portalı
MEVZUAT
E-Mevzuat
Resmi Gazete
Sağlık Mevzuatı
SAĞLIK ÇALIŞANLARI SENDİKALARI
Sağlık Sen
Türk Sağlık Sen
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası-SES
çorum escort rize escort niğde escort amasya escort bilecik escort ordu escort yozgat escort ısparta escort tokat escort kırşehir escort manisa escort muğla escort kilis escort kıbrıs escort karaman escort karabük escort hatay escort giresun escort erzurum escort edirne escort çanakkale escort bolu escort burdur escort aydın escort antakya escort diyarbakır escort izmir escort iskenderun escort
Free Global Counter