GÜL OLMAK


Bu makale 2019-10-19 21:42:03 eklenmiş ve 1202 kez görüntülenmiştir.
Mehtap EROL

Gül, çiçekler arasında çok özel ve önemli bir yere sahiptir. Olağanüstü bir kokuya sahip olan güller çok fazla renk çeşitliliği içerir. Güller, güzellik ve sevgi kavramlarıyla özdeşleşmiştir.

 

        Güller ve sâir çiçekler Allah’ın eşsiz güzelliğini ve cemali isimlerini kâinata ilan eden birer ilannamedir, birer mektuptur. Her bir gül bir mühür, her bir çiçek bir imza. Her bir mühür ve imza, gül gibi, çiçek gibi yalnız Allah’a ait olan eşsiz bir sanat harikası ile insanoğluna arz edilmiş. Her bir gül, insanoğluna dostça uzatılmış, Allah’ın cemâlini ve celâlini haykıran güler yüzlü birer şehadet parmağıdır.

 

       Bildiğimiz gibi gül sevgiyi sembolize eder ve aynı zamanda sevgiyi ifade etmek için kullanılır. İnsanlar içinde Allah’ın en çok sevdiği insan elbette Hz. Muhammed (SAV) dir. Bu anlamda gülün Hz. Peygamber efendimizi temsil ettiğini söyleyebiliriz.

       

       Gül olmak, gül tabiatlı olmak, güzel huylu olmak, çevresine güven ve huzur sunmak, insanlara hoşgörüyle davranmak, seven bir kalbe sahip bulunmak, güle atfedilen meziyetlerdir. Gülü her neredeyse arayıp bulandır bülbül. Gül budur diye, ben gülüm diyen oyunbozana, tuzak kurana, gül sensin diye konmaz, hem niçin konsun ki?

 

       “Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın!” diyen Hz. Mevlana, gül olmaya meyledene, gül olma yolunda yürüyene, ümitler ve müjdeler veriyor.

 

       Çok manidar bulduğum bir kıssa yı sizlerle paylaşmak istiyorum;

       Bir bahçıvan elinde dikenli bir fidan toprağa dikmektedir. Birisi bunu görür ve ne yaptığını sorar. Bahçıvan da “gül diktiğini” söyler. Güllerin yetiştiği ağacın başlangıçta nasıl bir şey olduğunu bilmeyen muhayyel kişi “Ne gül ağacı! Sen resmen diken dikiyor ve bir de saçma bir işle o dikenlere su veriyorsun. Hiç akıllı bir adam diken dalını dikip onları sulamak gibi boş bir işle uğraşır mı?” diye alay etmektedir. Buna karşılık bahçıvan “Gül ağaçlarının başlangıçta bir diken dalı olduğunu, bunu toprağa dikerek ve düzenli bir şekilde sulamak suretiyle güller açacağını ve bunun sabır işi olduğunu” söylemektedir. Gördüğünden başkasına inanmak istemeyen zahir ehli adam ise “bunca dikene su vermenin saçma bir iş olduğunda” ısrarcıdır, zira sonucu bilmemektedir. O, yapılan işi beyhude bir çaba olarak görmektedir. Yalandan yere emek harcandığı kanaatindedir. Ama bahçıvanın cevabı hayli dokunaklı ve hikmetlidir: “Eğer sonunda bir tek bile gül alacaksam yüzlerce dikene su vermekten asla çekinmem. Bir gül almak hayaliyle binlerce dikene su vermek katiyen boş bir çaba değildir. Bunca gayret akabinde elde edeceğimiz bir gül, her çabaya değecektir.

 

       Bu bakış tarzı aslında eğitimin nasıl bir uğraş olduğunu da göstermektedir. Eğitim, bir gül almak umuduyla binlerce dikene su verme işidir. Bahçıvanların gözleri dikende değil geleceğin gülündedir. Büyük bir sabır ve azimle dikenleri sulayacaklar; umutlarını asla yitirmeyecekler, her hâlükârda sabırlarının karşılık bulacaklarına inanacaklardır.

 

       Bu yaklaşım öğrenciye bakışı derinden etkiler. Zira hangi öğrencisinin gelecekte ne tür bir insan olarak karşısına çıkacağını bilmeyen öğretmen her öğrenciye en güzel gülü verecek bir fidan muamelesi yapacaktır. Öğrenci fakir olur, yaramaz, hatta tembel olur, dersleri kırar, asi yaratılışlı, huysuz mizaçlı olur... Ne olursa olsun bunların hangisinden gül devşirileceğini kimse bilemez.

 

       Kibarlık ve nezaket, yaşamak için şart değildir ancak her toplumda ve her koşulda erdemdir. Bunu doğallıkla yansıtanlar çevrelerinde fark edilir ve ayrıcalıklı bir konuma sahip olurlar. Başkalarına yardım etme alışkanlığına sahip olanların ve gönüllü çalışmalara katılanların kendilerini daha iyi hissettikleri ve depresyona daha az eğilimli oldukları bulunmuştur. Böyle insanların dünyaya karşı sorumluluk duydukları ve kendilerini aşan bir amaca bağlı oldukları bilinir. Birçok araştırmada özellikle ileri yaşlardaki kişilerde gönüllü çalışmalara katılım ile öznel iyilik hali arasında sıkı bir bağ olduğu ortaya konmuştur.

       

       Başarılı insanların önemli özelliklerinin başında enerjilerini güçlü oldukları yöne odaklamaları gelir. Böylece bu insanlar güçlü oldukları alanda daha çok vakit harcarlar, bunu yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmezler ve başarısızlık ve zorlukları, aşılacak engeller olarak görürler. “Bir insanın işini sevmesi gerekir” mottosu da bu nedenle doğru çıkar.

 

       Kolay değildir gül olmak… Doğar, büyür ve ölür her canlı gibi. Tohumları toprağa saçmalı solmadan ve ölmeden önce… Bilmelidir ki; bir başka bahar gelir her kışın ardından. 

 

       Hayat yolculuğunda gül olabilmek ve kalabilmek dileğiyle... Sevgiyle kalın…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Puan Durumu

Sağlık Haber Portalı
© Copyright 2020 saglikhaberportali. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
RESMİ SAĞLIK KURUMLARI
Sağlıkta Buluşma Noktası
MHRS
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı
personel.saglik.gov.tr
E-sağlık
Aile Hekimliği
DEVLET KURUMLARI
Cumhurbaşkanlığı
Başbakanlık
TBMM
Adalet Bakanlığı
E-Devlet
Anayasa Mahkemesi
GAZETELER
Hürriyet Gazetesi
Sabah Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
FAYDALI LİNKLER
Mecburi Hizmet
Avrupa Gazeteciler Derneği
Uz.Dr.Erdinç Nayır
Medimagazin
drtus.com
SGK Provizyon Sorgulama
E-Bordro
Aile Hekimliği Personeli Maaş Bordrosu
Türk Tabipler Birliği
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu(AHEF)
Asistan Hekim
Türkiye Hematoloji Derneği
EĞİTİM
ÖSYM
Uzaktan Eğitim
Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi
AÖF
Eğitim Portalı
MEVZUAT
E-Mevzuat
Resmi Gazete
Sağlık Mevzuatı
SAĞLIK ÇALIŞANLARI SENDİKALARI
Sağlık Sen
Türk Sağlık Sen
Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası-SES
Free Global Counter